Cam filmi kataloglarında bir sürü yüzde var ve hepsi farklı şeyi ölçüyor. Aynı filmi iki ayrı yerde "yüzde 99 UV koruma" ve "yüzde 45 ısı reddi" diye anlatabilirler; ikisi de doğrudur.
Hangi sayının neyi anlattığını bilmek, doğru filmi seçmenin yarısı.
VLT — görünür ışık geçirgenliği
En çok konuşulan değer. Camdan geçen görünür ışığın yüzdesi.
VLT 70 ise ışığın yüzde 70'i geçiyor demek, yani film açık tonlu. VLT 20 ise sadece yüzde 20 geçiyor, film koyu.
Burada iki şeyi karıştırmamak gerekiyor: filmin VLT'si ile camın filmle birlikte toplam VLT'si. Araç camlarının kendi geçirgenliği var. Fabrikada zaten renkli olan bir arka cam, üzerine film gelmeden de ışığın bir kısmını tutuyor. Bu iki değer çarpılıyor.
Yüzde 70 VLT'li bir film, yüzde 75 geçirgenliği olan bir cama uygulandığında sonuç yaklaşık yüzde 52 oluyor. Katalogdaki rakam tek başına aracınızdaki sonucu vermiyor.
Karanlık koyuluk isteniyorsa bunun gece görüşünü etkilediğini de hesaba katmak gerekiyor. Özellikle yaşla birlikte düşük ışıkta görme azalıyor; çok koyu arka yan camlar geri manevrada gerçek bir sorun yaratabiliyor.
UV — morötesi reddi
Neredeyse tüm ciddi filmlerde bu değer yüzde 99 civarında. Ucuz filmlerde bile yüksek çıkıyor çünkü UV'yi kesmek kolay.
Bu yüzden "yüzde 99 UV koruma" bir ayırt edici özellik değil, temel bir beklenti. Filmi bu değere göre seçmek anlamlı değil.
Ama önemsiz de değil. UV, döşemenin solmasının, deri koltukların çatlamasının ve torpido üstünün kavrulmasının ana sebebi. Uzun vadede kabin içini koruyan asıl şey bu.
Cilt sağlığı açısından da anlamlı: araçta çok vakit geçirenlerde sol kolun sağdan daha fazla güneş hasarı alması bilinen bir durum.
IR — kızılötesi reddi
Isı hissini asıl belirleyen değer burası ve pazarlamada en çok abartılan sayı da bu.
Katalogda "yüzde 95 IR reddi" yazan bir film görürsünüz. Bu genelde belirli bir dalga boyundaki (mesela 1000 nanometre) reddi ifade ediyor. Oysa güneşin kızılötesi enerjisi geniş bir bantta geliyor. Tek bir dalga boyundaki performans, toplam ısıyı temsil etmiyor.
Bu sayıya bakarken hangi ölçüm yönteminin kullanıldığını sormak gerekiyor. Ciddi üreticiler bunu belirtiyor.
TSER — asıl bakılması gereken
Total Solar Energy Rejected, yani toplam güneş enerjisi reddi. Görünür ışık, UV ve kızılötesinin tamamını hesaba katıyor. Kabinde hissedilen sıcaklık farkını en doğru anlatan değer bu.
TSER yüzde 40–60 arası olan filmler iyi kabul ediliyor. Yüzde 70 üzeri iddialar genelde ölçüm yöntemiyle oynanarak elde ediliyor.
Bir filmin VLT'si yüksek (yani açık renk) ama TSER'i de yüksekse, o iyi bir seramik filmdir. Koyu olup ısı reddi düşük filmler ise sadece görüntü sağlıyor.
Pratikte ne demek
Bir örnek üzerinden gidelim. İki film düşünün:
A filmi: VLT 20 (çok koyu), TSER yüzde 38
B filmi: VLT 55 (belirgin açık), TSER yüzde 52
A filmi bakınca çok daha "korumalı" duruyor ama kabini daha az serinletiyor. Çünkü koyuluk ile ısı reddi aynı şey değil. Koyu renkli metalize olmayan filmler ısıyı emiyor ve bir kısmını kabine geri veriyor.
Seçim yaparken şu sırayı öneriyoruz: önce yasal olarak hangi camlara ne uygulanabileceğini netleştirin, sonra ısı önceliğinizi belirleyin, koyuluğu en son konuşun.
Fiyat farkı nereden geliyor
Boyalı filmler en ucuz — sadece koyuluk sağlıyor, ısı performansı zayıf, zamanla moraran tip bunlar.
Metalize filmler ısıyı iyi kesiyor ama metal katman sinyal parazitine yol açabiliyor.
Seramik filmler metal içermiyor, ısıyı seramik parçacıklarla kesiyor, sinyal sorunu yok ve renk kararlılığı yüksek. Fiyatın büyük kısmı buradan geliyor.
Aracınız ve kullanımınız için hangisinin doğru olduğunu konuşmak isterseniz bize yazın.




